01 Şubat 2009

Yıllanmış Aşıklara Nostaljik Hediyeler


Yaklaşan Sevgililer Günü Çiftleri "Ne Alsam" Diye Düşündürürken, Yıllanmış Aşklara Özel, Eskileri Yad Ettirecek Taş Plaklar ve Antika Eşyalar Sevgili Eliyle Verilmek İçin Eskidji Bit Pazarı'nda Müşterilerini Bekliyor.

Yaklaşan Sevgililer Günü nedeniyle hediye konusunda kararsız olan çiftler, sevgilerini en iyi anlatacak hediyeler arıyor. Alışveriş anlayışına yeni bir soluk getiren Eskidji Bit Pazarı, Sevgililer Günü'nde kişiye özel yapılan takılardan antikaya, ev tekstilinden beyaz eşyaya, elektronikten giyime kadar vatandaşların aradığı pek ürünü uygun fiyatlarla sunuyor. Sararmış kitaplar, tıkırdayan saatler, tozlu gramofonlar, gün görmüş kıyafetler; teknoloji hastası sevgiliye özel elektronik eşyalar,

bilgisayarlar; hanımlar için, kişiye özel tasarlanmış takılar, rengarenk kutular, aksesuarlar, kıyafetler; yıllanmış aşklara özel, eskileri yad ettirecek Zeki Müren'in, Bülent Ersoy'un ve daha pek çok sanatçının taş plakları, antikalar, kitaplar ve çerçeveler sevgili eliyle verilmek için raflarda bekliyor.

İster antika bir eşya, ister sade bir toka, ister bir çiçek, ister bir bilgisayar, sevgiliye hediye edilebilecek çok sayıda ürün Eskidji Bit Pazarı'nda. 7'den 70'e alternatif bir çok hediye seçeneği bulunan ve kapalı alanda 350 mağazası, lokantaları, cocuk oyun alanı ve ücretsiz otoparkı ile haftanın 7 günü açık olan Eskidji Bit Pazarı, Sevgililer Günü için özel müşterilerini bekliyor.

Kaynak:
www.bulentersoy.org

18 Ocak 2009

Sevgililer Günü Hediyesi



Her yıl Sevgililer Günü öncesinde, tatlı bir telaş başlar... O gece nereye gidilecek, ne giyilecek, sevgiliye ne alınacak? Bu özel günün tarihçesi binlerce yıl önceye, Roma İmparatorluğu'na dayanıyor. O dönemde yaşayan bir papaz olan Aziz Valentine, evliliğe karşı olan İmparator 2. Claudius'un yasağına rağmen gizlice birbirlerini seven çiftleri evlendiriyordu. Ancak durum ortaya çıkınca tutuklandı ve öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat gününde de gömüldü. O günden beri 14 Şubat Sevgililer Günü olarak kutlanıyor. Siz de sevdiğiniz kişiye duygularınızı anlatmak için bütçenize uygun bir hediye seçebilir, onu çok ama çok mutlu edebilirsiniz.

UmutGold'tan flört yüzükleri

Sevgililer Günü yaklaşırken, özel bir hediye seçmek her zamankinden de büyük bir heyecan. UmutGold, 2009'ya gençlere özel bir koleksiyonla giriyor. Çift kalp taşıyan pırlantalarla süslü flört yüzükleri, aşkını anlatmak isteyenler için özel bir hediye seçeneği. Üstelik sınırlı sayıda üretilmiş.

Sevgililer Günü...” Kimi sevdiğine bir demet çiçek, kimisi çeşitli hediyelerle sevgililer gününü kutlayacak.
Ancak yeni yapılan bir araştırma Sevgililer Günü’nün kadın ve erkekler için farklı şeyler ifade ettiğini ortaya koydu. Türkiye’nin önde gelen online araştırma firması ‘Inquision Ltd.” tarafından internet üzerinden yapılan araştırmada, her dört kadından üçü Sevgililer Günü’nün romantik olduğunu ve mutluluk verdiğini dile getirdi. Buna karşılık erkekler, Sevgililer Günü’nü daha çok ticari bulduklarını açıkladı. Ayrıca, erkekler Sevgililer Günü’nün yabancı kutlaması olduğuna kadınlardan daha çok inandıklarını ifade etti. “Bayanlar, erkeklere kıyasla daha romantik düşünüyorlar” diyen Inquision Yönetici Ortağı Mads Stenbjerre, “Yine de günü ticari olarak nitelendiren erkeklerin sayısının yüksekliği bizi şaşırttı” dedi.

Bugün evdeyiz!
Ankete katılanların yüzde 42’si hediye almayı ve yüzde 23’ü yemeğe çıkmayı planlarken, yüzde 19’u Sevgililer Günü’nü evde kutlamayı düşündüğünü söyledi. Çiftlerin üçte biri ise Sevgililer Günü’ne yönelik özel bir programları olmadığını beyan etti. Sonuçlara göre, çiftlerin birbirlerine almayı planladıkları hediyeler de farklılık gösterdi. Kadınlar, daha çok giyim ve kişisel aksesuar eşyaları almayı düşünürlerken, erkekler çiçek ve kişisel aksesuarlar üzerinde yoğunlaştı.

Sevgililer Günü Hediyesi

10 Ocak 2009

Kadına özel olanı, erkeğe ihtiyacını alın

REYHAN YAZICI (TASARIMCI) Hediyenin en makbulu beklenmedik zamanda alınandır. Ancak özel günler, bu güzel anlamın kaybolmasına neden oluyor. Yıllar geçtikçe hediye anlayışımızın erozyana uğradığ ını görüyoruz. Sevilene, değer verilen e hediye almak, sadece bir güne ait belirli prosedürleri yerine getirmek sizce hangi duyguların ifadesidir? Hediye kültürümüz değişti mi? Yılbaşı kampanyaları, sonrasında birbiri ardına gelen indirim kampanyaları derken vitrinler yeni bir projeye daha hazırlanıyor.

Yavaş yavaş vitrinleri kaplayan büyüklü küçüklü kırmızı kalplerin göze çarptığı şu günlerde 14 Şubat’a hazırlıklar başladı. ‘Sevgililer Günü’ her ne kadar kültürümüze sonradan dahil olmuş olsa da çok çabuk kabullenildiğini söylemek hiç de abartılı olmaz. Bu tarz tüketime yönelik pazarlama stratejileri ile toplumumuza kabul ettirilen günler de birçok kişinin sadece mecbur kaldığı için hediye alıyor. En pahalısı, en gösterişlisi, en moda olanı ya da sahte anlamlarla, abartılı duygularla süslenmiş hediyelerin özel ve sürpriz olabilme düşüncesi nerede kalıyor, anlayabilmek zor. Ya da sevilene, değer verilene hediye almak, sadece o güne ait belirli prosedürleri yerine getirmek “duyguların ifadesi midir”, “zorunluluk mudur” şöyle bir düşünmek lazım. Anneler Günü, Babalar Günü yahut Sevgililer Günü sadece o güne ait sevgiler midir? Hediye yalnızca bu belirli tarihlerde mi alınır, o değerli kişiler yalnızca bu dayatma günlerde mi hediyeyi hak ediyor? Hediye özel ve sürpriz olmasıyla anlam kazanır.

İçten duygularla, o şartlanmış tarihlere ve kalıplara bağlı kalmadan seçilmesi ile sevgiyi ifade eder. Kırmızı kalplerle doldurulmuş eşyalar, peluş oyuncaklar ya da bir çift gömlek ve kravat ile değil. Hediye özenle seçilmeli, içten gelerek alınmalı, alınacak kişiye uygunluğu titizlikle incelenmelidir. Dayatılmış günlerin etkisinde kalarak en pahalısı, en süslüsü ya da en kırmızısı alınmamalıdır. Muhatabınızın zevkleri, kullanım detayları, kişiliği, yakınlık dereceniz dikkate alınarak hediye seçimi yapılmalıdır. Şarkılardaki gibi romantik ve özel olmak adına zoraki anlayışla muhatabınız olan beyefendiye bir çift kol düğmesi almayın. Gömlek kullanmıyorsa, yahut kol düğmelerini takabileceği ortamlarda bulunmuyorsa, dahası böyle bir aksesuardan hoşlanmıyorsa bir gün elbet kullanır düşüncesi ile alınan kol düğmesi çekmece bekçisi olmaktan başka işe yaramayacaktır. Hediye almayı düşündüğünüz kişinin öncelikle zevklerini iyi analiz etmenizde fayda var. Daha sonra hangi amaçla hediye almak istediğinizi hatırlayın. Tebrik mi, hatırlanma mı, sevgi mi yoksa samimi bir dostluk mu sizi o kişiye hediye almaya teşvik ediyor?


Bayanlara özel, erkeklere ihtiyacı olanı alın, bu ön analizden sonra karşınızdaki kişinin cinsiyeti çok çok önem kazanıyor. Çünkü erkekler ile bayanların hediye beklentileri arasında ciddi farklılıklar vardır. Bayanlar özel olduklarını hissedebilecekleri hediyeleri severler. Erkekler ise ihtiyacı olan bir şeyin kendilerine hediye edilmesini sevinerek karşılarlar. Bir çift bağcıksız krampon, uzun zamandır almayı düşündüğü elektronik aksesuar, yahut şık bir güneş gözlüğü.

Bayanlar daha lüks ve pahalı hediyeler almak için uzun süre araştırma yaparak oldukça fazla mesai harcarlar. Erkekler ise bir mağazaya girerek oradaki satış danışmanından da büyük destek alarak neyi satın alacaklarına karar verirler. Bayanların bu konudaki danışmanları yakın hemcinsleri olan bayanlar olurken, erkeklerin, hiç tanımadıkları kişilerdir. Aslında bu bile kadın-erkek arasındaki hediye anlayışını ortaya koymada yeterli. Bu konuda yurtdışında oldukça ciddi araştırma şirketleri, hediye satın alma konusunu önemli başlıkları arasına ekleyerek inceliyorlar. ‘Kim, nasıl ve neden hediye alıyor? Bu denli yüksek ücretleri bir başkası için neden harcıyor?’ sorularına farklı cevaplar bulsalar da kültürlere göre belirgin farklılıkların olduğunu görüyoruz. ‘Bu kişiler aldıkları hediyeyi neye göre seçiyor?’ sorularının cevapları ise aslında pazarlama stratejilerini yönlendiriyor. Bizlerin sadece hediye alınacak diye düşündüğümüz bu dayatma günleri, onlar (üretici ve pazarlamacılar) için yeni ve büyük satış, kâr günleri olarak programlanıyor. Buna rağmen bu günlere bağlı kalmadan sevdiklerinize, değer verdiklerinize hediye almak istiyorsanız size birkaç önerim olacak. Hediye seçimi, en az hediye almaya karar vermek kadar önemlidir. Öncelikli olarak giysi hediye almayı düşünüyorsanız, karşınızdaki kişinin beden ölçülerini, giyim tarzını iyi değerlendirmenizde fayda var. Modayı yakından takip ediyorsa yeni sezona ait, stili olduğunu düşündüğünüz bir giysi satın alabilirsiniz. Etek, pantolon, ceket gibi beden ölçülerinin çok önemli olduğu parçalar yerine bluz, penye, minik hırka ve likralı giysileri tercih edebilirsiniz. Ya da kendinizi ifade etmek istediğiniz kişinin yakınlık derecesine bağlı olarak birlikte takım halinde giyebileceğiniz unisex kıyafetleri seçebilirsiniz. Şu aralar kalitesi ile kendini kanıtlamış birkaç firma bu tarz ikili kombinlere koleksiyonlarında yer veriyorlar. Tabii tüm bunları yapmadan önce hediyeyi alacağınız kişinin yaşını da hatırlamanızı tavsiye ederim. Gençse baskılı, bol aksesuarlı ürünleri, hayatının ikinci baharını yaşadığı yaşlarda ise daha klasik kıyafetleri almanız doğru olur. Hediyeyi muhatabınızın beğenebileceği markaların koleksiyonlarından tercih etmeniz işinizi çok kolaylaştıracaktır. Fakat sizin istediğiniz ona kıyafet değil de daha özel bir hediye almaksa onun da kolay yolu var.

Artık özel tasarımlarınızı destekleyen hediye dükkânları var. Beğendiğiniz bir aksesuara sizin istekleriniz doğrultusunda küçük ama anlamlı detaylar eklenerek sadece muhatabınıza özel hediye satın alabilirsiniz. Bu sayede cüzdan, kalem, mücevher kutusu, özel bardaklar gibi pek çok aksesuarı ona özel hale getirebilirsiniz. Bir diğer önemli nokta ise hediyeyi kendi beğenilerinize uygun değil de, vereceğiniz kişinin beğenisine göre seçmenizdir. Unutmayın, alacağınız ürünü karşınızdaki kullanacak, siz değil. Tabii seçim yapıldıktan sonra ürün değiştirme kartını hediye paketinize iliştirmeyi asla unutmayın. Bu önemli detay, vermiş olduğunuz hediyenin kullanılmama riskini ortadan kaldıracaktır. Kim bilir kaçımızın dolabında hediye gelmiş, ama kullanılmamış ne çok hediye var, ya da geldiği gibi kullanabileceğini düşündüğümüz bir başkasına verdiğimiz... Hediye konusunda bir püf noktası da, şayet karşınızdaki kişinin ihtiyacını biliyorsanız onu satın almanız olacaktır. Fark ettirmeden öğrendiğiniz ihtiyaç, muhatabınıza anlamlı ve hoş bir sürpriz olacaktır. Bu sayede hem onun ihtiyacı giderilmiş olacak hem de karşınızdakine onunla ilgili detay düşündüğünüzü anlatacaktır.

Pırlantalar bu yıl da gözde Bir de son dönemlerde hediye deyince akla ilk gelen pırlantalar var. Özellikle kadınların hemen hepsi tarafından büyük sevinçle karşılanan pırlanta hediyeler çok yakın olduğunuz ve gerçekten sizin için özel olan birilerine hediye edilmelidir. Bu tarz bir hediye seçilirken profesyonelce seçim yapılması da gereklidir. Piyasada her şeyin taklidi olduğu gibi pırlanta ve tüm mücevherlerin de taklitleri bulunuyor. Bunun için güvendiğiniz markalardan alışveriş yapılmalıdır. Mutlak surette pırlantanın boyutunu, rengini anlatan sertifikası alınmalıdır. Bunun yanı sıra 2. el denilen daha önce bir şekilde kullanılmış pırlanta taşların olduğunu da bilmenizde fayda var. Bu tarz taşların fiyatları diğerlerine oranla oldukça farklıdır, bunları bilerek alışveriş yapmak, gereksiz para harcamanızı engelleyecektir. Böyle kötü bir sürprizle karşılaşmamak için kesim, karat, berraklık ve renk düzeyinin pırlanta seçiminde çok önemli olduğunu unutmayın. Pırlantanın berraklığı, renginin saf beyaz olması, doğru kesimlerde lekesiz olması değerini belirler. Erkeklerin sözel olarak kendilerini ifade edebilmesi güç olduğundan alacakları hediye ile duygularını anlatmayı deneyebilirler. Fakat bu illaki çok pahalı tercihler olmalıdır diye düşünülmemelidir.

Kaynak: Cumaertesi

18 Aralık 2008

Yılbaşı Yaklaşırken Sevgilinize Özel Romantik Hediye Seçenekleri HediyeDenizi'nde


HediyeDenizi'nde, kadın, erkek, genç aktif spor giyim, kozmetik, kişiye özel ve sıradışı hediye kategorilerinde Sevgililer Günü için birbirinden şık ve romantik hediye çeşitleri ile aşkını anlatmak isteyenlere çok özel hediye alternatifleri sunuyor.

Romantik hediye seçenekleri için, kişiye özel hediye kategorilerinde farklı tarz ve model alternatifleriyle en zarif hediyeleri bulabilir, yine erkek arkadaşınıza kişiye özel hediye kategorisinden şık bir kravat, kol düğmesi veya kravat iğnesi seçebilir ya da kozmetik reyonundan sevgilinize en sevdiği parfümü hediye edebilirsiniz.

Dekoratif ve pratik hediye seçenekleri için, ev kategorilerinde kalp desenli şık bir tepsi, vazo, çerçeve, bornoz ya da nevresim takımı seçebilirsiniz.

Şık hediye seçenekleri için, kozmetik kategorisinde makyaj seti ya da cilt bakım serisi alabilir, aksesuar kategorisinde ise seçeceğiniz küpe ve kolyelerle sevgilinizi mutlu edebilirsiniz.

HediyeDenizi’nin tüm kategorilerinde aşkınızı ifade etmenin binbir farklı yolunu bulabilirsiniz.

Siz yeter ki isteyin...

02 Aralık 2008

Yılbaşına Yaklaşırken “Kişiye özel” ürünler



Genellikle el yapımı özgün tasarımı ve özgün üretim tekniği ile üretilen “kişiye özel” hediyelik ürünler gerek evlere canlılık getirirken gerekse bireylerin üzerinde unutulmaz bir etki yaratıyor.

Özgün bir teknik ve çok özel ithal kumaşlarla üretilmiş olan el yapımı yılbaşı noel baba çorapları, yılbaşı bebekleri, her tür ve boyda yılbaşı sofrası örtüleri ve runner’ları, Amerikan servisleri, şaraplıklar, yılbaşı ağacı etekleri, yatak odası takımları, yatak örtüleri, nevresimler, yastıklar, banyo takımları/ havlular ve perde ürünleri ile bir ev için hediye seçeneklerinde sınır tanımıyor.

Ayrıca biblolar, el yapımı seramikler, mumlar, özel hediye ambalajları, iğnedenlik, nakışlı altın yastığı ve lavanta torbaları ile farklı hediye seçenekleri de sunuyor.

24 Ekim 2008

İşte Yanına Yaklaşılmaz Hediyeler !!!

Bu hediyeler harika ama ya fiyatları ...



6.4 milyon dolarlık Harry Winston marka elmas taşlı yüzük ...

LAKE FOREST CONFECTİONS'DAN 1 milyon dolara kutusu inci ve zümrütle süslenmiş çikolata ...




Chanel'in sadece 13 tane ürettiği 261 bin dolarlık Diamon Forever modeli çantası




Altın ve platin kaplama şişesinde 225 bin dolarlık tekilla : Tequila Ley-Passion Azteca

225 bin dolarlık fiyatıyla dünyanın en pahalı parfümü olan Majesty.


Türkiyede de satılan bu otomobilin yurtdışındaki fiyatı 150 bin dolar.



Guerlain in KissKiss adlı 62 bin dolarlık ruju satın almak için özel sipariş vermek gerekiyor.



Manolo Blahnik in 2 bin 685 dolarlık modeli ayakkabısı Aligator Halter modeli.

Bu hediyelerin en ucuzu ABD deki ünlü Eldorado Hotel in spasında 24 ayar altın kullanılarak yapılan cilt bakımı... fiyatı ise 475 dolar.

22 Ekim 2008

Kendisiyle Rekabet Eden Kazanacak !!!


Bugün rakamlar değil değişim konuşuyor...
Okuduğum ve çok beğendiğim bu yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum...
Eminim ki siz de hak vereceksiniz...

Kendimize dönüp baktığımızda rakiplere göre vaziyet almanın daha kolay olduğunu sanırız. Çünkü beklentileri keşfetmek daha zordur. Pratikte ise şu basit kural geçerlidir: Kim ne kadar satmış; rakibin pazar payı ne kadar ve bilançolar neyi anlatıyor?

Bir bakıma rakamlar yarışıdır bizimkisi. Oysa rekabette bugün rakamların değil "değişimin" tedavülü söz konusu. Kim ne yenilik yapmış; neleri hayata geçirmiş? Kısacası rekabet üstünlüğü "pozitif beklentilerin değişimini" yakalamakla mümkün! Kriz dönemlerinde de bu böyle. Bir düşünün şimdi: Acaba "entelektüel vizyonerliğin temsilcisi" kaç kişi var şirketinizde? Örneğin krizde "fütüristik analizleri" klasik pazarlama birimleri mi yapıyor, yoksa bunun için özel ekipler mi kurulu? Doğrusu çok fazla ümidim yok. Bırakın değişimi, "bilgi yönetim sistemi"ni bile doğru algılayan kurum sayısı bizde hâlâ çok az.

Üç sektör değişimi öne aldı
Kriz rüzgârının etkisiyle belki yıkılmayacak ama olduğu yerde "donup kalacak" bazı sektörlerin olacağını söyleyebilirim. Yine de bu badireyi daha şimdiden atlatmış olanlarla başlayayım: Örneğin bankacılık! Bana göre bankaların krizi yüksek likiditeyle karşılaması onlar için büyük şans oldu. Kredilendirmede ise türev zenginliği, sektörü 2001’den farklı bir noktaya getirdi. Eğer kredilerin muhatabı olan kesimler paniğe sevk edilseydi iş çığırından çıkabilirdi. Bir bakıma bankalar kendileriyle rekabet etmenin avantajını bu krizde yaşadılar.
Bilişim teknolojileri de öyle! Bugün "Avrupa IT Rekabet Endeksi" sıralamasında iki kademe birden yükselerek 25. sırada yer alan sektör, dünya genelinde ise 38. sıraya terfi etti. Şimdi en büyük tehlike dövizin görece yükselmesiyle fiyatların aşırı şişmesi! Eğer sektör değişim sürecini devam ettirirse bu da aşılacaktır.

Mobil İletişim Sektörü"nü de unutmamak lazım bu arada. "Turkcell", "Avea" ve "Vodafon"dan oluşan sektörde bugüne kadar başarıyla süren "değişim uygulamaları" krizi pek hissettirmedi. Rekabetin değişimle renklendiği ender alanlardan biri olan sektörün kendini tekrar ederek değil; "kendi yarattığı uygulamalarla" mevcut değişimi sürdürmesi lazım.
Kriz galiba bu sektörü test ediyor! Şimdi devir "parasal değerlerle" öne geçme devri değil "değişimlerle farklılaşma" devri! Yeter ki her şeyden önce şu "vergi yükü" meselesi çözülebilsin.
Değişim stratejisi nasıl kurgulanır
Değişim stratejisi için Türkiye’de henüz uygulanamayan 3 temel yöntem var. Ancak stratejileri uygulayacak "değişim mühendisliğini" şimdiden var etmek daha önemli. (Burada kastedilen mühendislik ifadesinin işin ince ayarına gönderme yaptığı unutulmamalı.)
Organizasyonla ilgili kimi üniversitelerde "vaka çalışması" olarak okutulan ilginç bir örneği hemen hatırlatmak isterim: İlk transistorlu radyoyu ticari hale getiren ve walkman’ı icat eden kişi Japon Akio Morita’dır.
Edison’dan ilham aldı

Ortağı Masaru Ibuka ile kurduğu ünlü "Sony" markasını yaratan bu çelimsiz adam bir Edison hayranıydı.
Edison’un değişim eksenli çalışmalarını inceledi. Büyük dâhinin sırlarını bir bir keşfetti: Edison ekibine ilham veriyor, buluşları aynı anda birkaç kişiye birden yaptırıyordu. Bir anlamda değişim ve buluş fabrikatörüydü Edison! Aynı yöntemi uygulayan Morita, Sony’de devamlı üç çalışma grubu oluşturdu. Bunlardan biri mevcut ürünleri geliştiriyor; diğeri ise ona bir rakip gibi çalışarak daha mükemmel bir seçenek yaratmaya çalışıyordu. Üçüncü grup ise her iki grubun ürünlerini tüketicinin olası isteklerine göre yeniden şekillendiriyordu. Kısacası ortaya üç "değişim modeli" çıkıyor ve her grup bunu geliştirmek için kendi aralarında yarışıyordu.
Morita’nın çalışma grupları içinde yalnız teknisyenler değil, pazarlamacılar ve pazarlama psikologları da önemli roller aldı. İşte ünlü Sony’i bir dünya markası yapan da bu sıradışı anlayış oldu.
"Akıllı patronlar krizde başkalarını değil, kendilerini hedef alarak rekabet yaratırlar."
Kaynak:
Theodore Levitt

21 Ekim 2008

Sevdiklerinize Hediye Almakta Zorlanıyormusunuz?...

Hediye seçimi birçok kimse için hiç te kolay olmayan birşeydir. Genellikle özel günler dışında çok fazla hediye almayız. Özel günlerde ise birinden kaçarsınız diğeri gelir sizi bulur. Aslında özel günleri beklemeden arkadaşlarınıza hediye vermeniz ilişkilerinizi pekiştirmenizde yardımcı olur. Bakınız hediye seçerken işinizi kolaylaştıracak ve doğru hediyeyi almanızda size yardımcı olacak bazı tüyolar.

Hediye alacağınız kişiyi can kulağıyla dinleyin:Hediyenin gideceği kişiyle televizyonda reklam izleyin. Hangi reklamların onu heyecanlandırdığını gözleyin. Ya da o kişiyle bir alışveriş merkezine, dolaşmaya gidin. O vitrinlerin önünde durduğunda ilgisini çeken ürünleri aklınızın bir köşesine yazın. Hediye almadan önce birinci göreviniz, onun gerçekte ne istediğini saptamak.

Hediye alacağınız kişinin yakınlarına danışın:Eğer hediye almak istediğiniz kişiyle o dönemde fazla görüşme olanağınız yoksa, yakınlarıyla irtibat kurun. En yakın arkadaşı, kardeşi ya da iş arkadaşları size önemli ipuçları verebilir.
Hediye alacağınız kişiye doğrudan sorun:Eğer onun ne istediğini hiç öğrenemiyorsanız ve o da zor beğenen bir kişiyse, ona doğrudan sorun. Evet, bu sürprizi ortadan kaldırır ve karşınızdakini mahcup edebilir ama ona istemediği bir şey almanızdansa, sormanız daha anlamlı.



Ve asla unutmayın “siz ne alırsanız alın, beğeneceğini” söyleyenler, “sadece hatırlaman önemli” diyenler, “hiç bir armağan istemediğini” söyleyenlere kanmayın.

Şu armağanlardan ısrarla kaçının:
Alaycı armağanlar:Örneğin babanıza hiç bir zaman dışarıda giyemeyeceği “Yılın Babası” yazılı bir t-shirt almayın. Ama ilk kez baba olacak bir arkadaşınızın heyecanına katkıda bulunmak için, sembolik değeri yüksek bulunabilecek bir “Yılın Babası” t-shirt’ü alabilirsiniz.

Giyim kuşam:Bedenini tam bilmediğiniz kişilere asla giysi almayın. Bir de onlara alınan şeyi doğru bedenle değiştirmek gibi bir yükümlülük verirsiniz. Böyle durumlarda hediye çekini tercih edin.
Biblolar:Özellikle biblolara düşkün birine bu tür armağanlar alabilirsiniz. Öbür türlü biblolar pek bir işe yaramaz, onları nereye koyacağını kimse tam olarak bilemez.
Saldırgan armağanlar:İnsanların kusurlarını yüzlerine vuracak armağanlardan kaçının.
Aslında kendiniz için istediğiniz armağanlar:Kendinizi mutlu etmeye değil, karşınızdaki mutlu etmeye çalışın. Kendi zevkinize göre armağan seçmekten vazgeçin.
Evcil hayvanlar:Bırakın, evcil hayvanını kendisi seçsin. Evcil hayvan almak büyük
sorumluluktur. İlla ki alacaksanız, balık gibi bakımı nispeten kolay olanları seçin.

Hediye alırken işlevine ve hayal gücü içermesine dikkat edin:Karşınızdaki kişi sürekli yenilik peşinde ise, ona bir dil kursu, dans kursu ya da tenis kursu ayarlayabilirsiniz. Çok gitmek istediği bir konser için bilet armağan edebilirsiniz. Mutlaka işine yarayacak “naif” dekorasyon malzemeleri alabilirsiniz. İnternete düşkünse ilginç bir domain adı, oyun seviyorsa son moda masa üstü oyunları, sevgi ifadelerinden hoşlanıyorsa ilginç ve tatlı yiyecekler de armağan edebilirsiniz. Nadide şeyler peşinde koşanlar için ise en iyi armağanlar, o kişinin yıllardır arayıp bulamadığı bir albüm, ya da kitabı bulup buluşturup almaktır.

16 Ekim 2008

Evlilik Teklifi Etmeye Karar Verdiniz...Ama Nasıl ?

İşte size orjinal birkaç fikir... Okumadan evlilik teklifi etmeyin :)

Radyodan Evlilik Teklifi:

Kız arkadaşınızın her gün belli bir saatte dinlediği bir radyo programı varsa o programın sunucusuyla daha önceden konuşup teklifi sizin yerinize dile getirmesini isteyebilirsiniz. O soruyu sorduktan sonra da canlı yayına bağlanarak bir kez de siz kız arkadaşınıza o özel soruyu sorabilirsiniz.

Doğum Günü Hediyesi:

Ona doğum gününde evlenme teklif etmeye ne dersiniz? Tüm sevdiklerinin bulunduğu bir ortamda bu soruyu duymak inanın çok hoşuna gidecektir.

Sevgililer Günü Teklifi:

Sevgililer gününde ona çiçek ve çikolata almak yerine ona en büyük armağanı aşkınızı sunmanın en güzel yolu ‘Benimle evlenir misin?’ sorusundan geçiyor. Kız arkadaşınız bu sorudan sonra bu sevgililer gününü asla unutmayacaktır. Tabiki http://www.hediyedenizi.com/ dan alyanslarınızı yada tektaş yüzüğünüzü almayı unutmayın...

Sinema Ekranında Evlenme Teklifi:

Beraber romantik bir film izlemeye gittiniz. Film başlamadan önce ekranda kocaman bir yazı beliriyor: ‘Hülya eşim olur musun?’

Reklam Panoları Ne Güne Duruyor !!!

Düşünsenize kız arkadaşınız işten eve dönerken evine en yakın reklam panosunun üzerinde şöyle bir yazıyla karşılaşıyor: ‘Aynur benimle evlenir misin?’

Uçakta Evlenme Teklifi:

Uçakla birlikte bir yere seyahat ederken şöyle bir anons yapıldığını bir düşünsenize: ‘Şu an İstanbul üzerindeyiz ve 5 dakika sonra yere ineceğiz. Bu arada Aslı, Polat seninle evlenmek istiyor’.

Kendinizi Videoya Kaydedin:

Kamerayı kurup karşısına geçin ve sanki karşınızdaymış gibi ona olan hislerinizi anlatın. Konuşmanızı ‘benimle evlenir misin?’ sorusuyla bitirin. Emin olun bu çok hoşuna gidecektir.


Marjinal Bir Evlenme Teklifi:

Kız arkadaşınızla birlikte yaptığınız bir spor varsa, örneğin birlikte dağ tırmanışı yapıyorsanız ya da dalıyorsanız birlikte bu sporu yaptığınız zaman evlenme teklifi etmek için uygun bir atmosfer yaratabilirsiniz. Örneğin dağın zirvesine ulaştığınızda ona ‘benimle evlen’ diyebilirsiniz.

14 Ekim 2008

Sevgilinize Mutluluk Vermenin 10 İlginç Yolu

Yine zor bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Yeni yıl kapımızda... Bir taraftan tatlı tatlı gözlerimize bakan bir sevgili, diğer taraftan ona beğendirilmesi gereken, sevginizin değerinin göstergesi olacak olan, anlamlı ve özel bir hediye alma zorunluluğu. Çok sevilen kişilere hediye seçmek her zaman zordur, hediyemizin sıradan ve ruhsuz bulunma ihtimali ödümüzü koparır. Ama işin aslına bakarsanız bu hiç de o kadar büyütülecek bir sorun değil; biraz yaratıcılıkla sadece sizin aşkınıza özel bir hediye, sizi O’nun gözünde unutulmaz bir sevgiliye dönüştürebilir. ‘Bu işin yaratıcılıkla ne ilgisi var?’ diyorsanız eğer, şu özgün fikirlere bir göz atın, ne demek olduğunu anlayacaksınız.


Fikir 1:
Şişedeki Mesaj adlı o pek romantik filmi hatırlıyorsunuz değil mi? Size bir şey hatırlatıyor mu bu? Evet, aynen öyle, gidip güzel bir şişe buluyoruz, böylece aşkımızı bu şişe ile resmen ilan etmiş oluyoruz. Herhangi biri işimizi görür, ama tercihen renkli ve küçük olsun. Şişenin etiket kısmına sevgilinizle birlikte çektirmiş olduğunuz, eğer yoksa sadece ona ait güzel bir fotoğrafı suyla biraz eskiterek yapıştırın, (ne de olsa denizde bulunmuş bir şişe bu), içine de biraz kum, kırmızıya boyayacağınız minik çakıl taşları, küçük bir gül ve de ona olan aşkınızı anlatan şu şiirlerden yazıp koyun. Mantar bir kapakla şişeyi kapatın ve güzel bir paket yapın. Bulabilirseniz, şişenin ve resmin etrafına yosun parçaları da yapıştırabilirsiniz, çok hoş durur. Göreceksiniz, sevgiliniz bu hediyeye bayılacak. (Bu arada kağıdın ucuna ince bir ip bağlayıp şişeden sarkıtırsanız, çıkarma aşamasında sorun yaşamazsınız.)

Fikir 2:
En güzel aşk şarkılarını dolduracağınız bir CD, sevgiliniz için son derece özel bir hediye olacaktır. Bunu CD dolduran dükkanların birinde yarım saat içinde yaptırabilirsiniz. Önemli olan şarkıların seçimi.Yada hemen sitemizden bir Kişiye Özel Beste hazırlatabilirsiniz.

Bir de kapağı mutlaka siz hazırlamalısınız. Çok kolay olacak bu, kalınca bir kağıda yine o şirin şiirlerden birini veya sevdiği şarkının sözlerini yazıp renkli kalemlerle süsleyebilir, kurutulmuş çiçekler yapıştırabilirsiniz. Bundan daha size özel bir albüm var mı dünyada?

Fikir 3:

Hemen kitap çeşidi bol olan kitap evlerinden birine gidin ve çocuk kitaplarının bulunduğu reyona dalın. Burada birbirinden sevimli kitaplar bulacaksınız. Mutlaka resimli ve de öyküsü aşkla ilgili olanlarından (mesela Pamuk Prenses, Sindirella, Uyuyan Güzel vs) birini seçin ve heyecanla evinize dönün. Yapmanız gereken diğer önemli şey, sevgilinizin resimlerinden birkaç tane edinmek. Annesi veya kardeşi bunun için size yardımcı olabilir. Bu mümkün olamıyorsa tek bir fotoğrafla idare edeceksiniz. Gerisi çok kolay ve zevkli. Kitabın kahramanlarından birine kendinizin, diğerine onun resimlerini yapıştıracaksınız (tabii ki sadece yüz kısımlarına), işte bu kadar. Ölçülerin birebir olması hiç de şart değil, hatta boyutların biraz asimetrik ve çocukça olması, kitabınızı çok daha güzel gösterecektir. İşte tamamen size özel, şirin bir hediye.

Fikir 4:
Sanatçı ruhlu ve post-modern bir çalışma için işte süper bir öneri. Bunun için ihtiyacımız olan şey 5-6 sayfalık bir gazete ve fotoğraflarınız. Ek olarak da renkli kalemler, boyalar, kalpli çıkartmalar, resimler filan; bunları siz belirleyeceksiniz. Yapacağınız şey sadece sizin aşkınıza özel bir gazete olacak. Sayfalara fotoğraflarınızı yapıştırın ve altlarına o fotoğraflarla ilgili anılarınızı (örneğin o gün ne kadar güzel/çekici olduğunu, ne kadar etkilendiğinizi, neler konuştuğunuzu, hatta onun fark etmediği ama sizden kaçmayan romantik detayları) yazın. Eğer henüz böyle anılarınız yoksa, tamamen uydurma, hayali haberler, öyküler yazabilirsiniz. Hatta böylesi çok daha komik ve eğlenceli olur. İsterseniz sadece yüz fotoğraflarınızı keserek ve gazetede zaten bulunan resimlerin üzerlerine yapıştırarak hediyenizi daha da ilginç bir hale getirebilirsiniz. Kalemler ve kalp resimleriyle de süsledikten sonra gazetenizi güzelce katlayıp paketlemeden, ama kalın, kırmızı bir kurdeleyle bağlayarak sevgilinize sunabilirsiniz. Bu arada tarih olarak Sevgililer Günü’nün tarihini yazmayı unutmayın ve bu eşsiz gazeteyle ona olan aşkınızı da böylece ilan etmiş olun. (Bu gazetenin değiştirmeyeceğiniz tek şeyi ismi olsun, bu çok daha sempatik görünecektir)

Fikir 5:
İnsanın duygularına hitap eden ilk beş şey nedir diye sorsak, tabii ki beş duyumuz deriz. Alın size parlak bir hediye fikri daha. Bu kez işimiz kutumuza sevgilimizin beş duyusuna hitap edecek olan beş güzel şey koymak. Nasıl mı? Şöyle ki; koku için minik bir parfüm, tad için kalpli bir çikolata, göz için şık bir çerçeveye koyduğunuz bir fotoğrafınız, kulak için güzel bir aşk şarkısı ve dokunma için bitkisel bir masaj yağı seçin (tutkulu aşıklara ylang ylang yağı önerilir genellikle). Hediyelerinize minik etiketler bantlayıp üzerlerine bildiğiniz bazı aşk dizelerini veya “aşkımızı daha fazla koklayabilmen için, aşkımızı daha güzel hissedebilmen için, aşkımızı daha iyi duyabilmen için..” cümlelerini yazarsanız çok daha etkileyici ve anlamlı olacaktır.

Fikir 6:
Unutmayın ki aşkın diğer bir yolu da mideden geçer. O yüzden hem mideye hem de kalbe hitap eden bir önerimiz var. Çin kurabiyelerini bilirsiniz, içinden geleceğinizle ilgili kıssadan hisse cümleleri çıkar (falım sakızı gibi). Annenizden size bunlardan birkaç tane yapmasını rica edebilirsiniz. Sizin yapacağınız tek şey, içi boş olan kurabiyelerin içine, pişmeden önce kendi aşk cümlelerinizi yerleştirmek. Bu cümleler, ünlü aşk sözleri veya şiirlerden alıntılar olabilir. Ama en güzeli, bütün cümleler çıktığında bir bütün oluşturması. Böylece hem sevgiliniz son parçaya kadar merakla bekleyecek, hem de parçaları anlamlı bir bütün haline getirmek için dizerken birlikte çok eğleneceksiniz. Yalnız kurabiyeleri şık bir kutuya yerleştirip kırmızı kurdeleyle paketlemeyi ihmal etmeyin.

Fikir 7:
Bu hediye için biraz yol almış bir ilişkiniz olması gerekiyor (en azından birkaç ay). Önce bir kutu bulun (basit bir ayakkabı kutusu işinizi görür) ve kırmızı bir kağıtla kaplayın. Sonra sevgilinizle paylaştığınız her detayı hatırlamaya çalışın. Örneğin birlikte görüp çok beğendiğiniz bir filmin VCD’sini (duruyorsa filmin biletini kapağına yapıştırarak), çok sevdiğiniz şarkının bir kopyasını, birbirinize söylediğiniz komik ve sevimli cümleleri ve aklınızda yer etmiş romantik anılarınızı yazdığınız bir mektubu, belki gittiğiniz bir maçın biletini, size verdiği çiçeğin kurutulmuş halini, hatta gözyaşlarınızı sildiği kağıt mendili, birlikte kullandığınız ve anısı olan hemen her şeyi kutuya yerleştirin, güzelce kapatıp üzerine yine birlikte çektirdiğiniz bir resminizi yapıştırıp verin. Oldukça kişisel ama çok anlamlı bir hediye olacak bu. (Henüz bu birikime sahip değilseniz bile aklınızda tutun ve gelecek sene kullanmak üzere malzeme biriktirmeye başlayın).

Fikir 8:
“Tepeden Tırnağa Aşığım Sana” cümlesini gerçeğe dönüştürmeye ne dersiniz? Öncelikle bu cümleyi güzel bir kağıda veya karta yazıp hediye kutunuzun üzerine yapıştırın. Kutunun içine gelince; işte esas eğlence burada. ‘Tepeden tırnağa’ deyimini simgeleyecek pek çok şeyi koyabilirsiniz kutuya, maksat sevgilinizi vücudunuzun her parçasıyla sevdiğinizi temsil edecek eşyalar olması. Sevgilinizin cinsiyetini bilemediğimiz için rasgele söylemek gerekirse, güzel bir bere, diş fırçası, dudak yumuşatıcısı, göz rimeli, resimli vücut dövmeleri, eldiven, çorap, sevimli iç çamaşırlar vs vs.. Dilediğiniz kadar büyütebilirsiniz listeyi, komik ve anısı olan şeyler de ekleyebilirsiniz. Burada önemli olan, ona duyduğunuz aşkınız. Bundan çok etkileneceğine ve bunları her kullandığında sadece sizi düşüneceğine emin olabilirsiniz.

Fikir 9:
Romantikler buraya. Tanıdığınız, bildiğiniz bir takıcı varsa bu öneri tam size göre. Sevgiliniz için özel bir yüzük veya kolye ucu yaptırabilirsiniz (küçük bir şey olacağı için fazla masraf çıkarmayacaktır, ayrıca mutlaka gümüşü tercih edin, altını değil). Tercihiniz yüzükse, önerimiz ikiniz için de yaptırman. Her iki yüzükte de yarım bir kalp olması son derece anlamlı olacak. Yani, “ikimiz bir bütünüz” mesajı :) Güzel bir yemeğin ardından hediyenizi verin ve çıkan yüzükleri birlikte takın. Çok romantik değil mi? Aynısı kolye ucu için de geçerli. Tabii erkeklerin kolye takabilir olması şartıyla. Özel olarak yaptırma imkanınız yoksa, sade bir yüzük veya kolye ucu alıp arkasına ismini ve aşkınızı anlatan kısa bir cümleyi yazdırabilirsiniz. Bulabilirseniz kapaklı ve içine resim koyulabilen kolye ucu süper olur.


Fikir 10
Bu önerimiz ise sevgilinizin hobilerine bağlı. Eğer maç tutkunuysa gidip bir futbol topu alıyorsunuz ve üzerine yaldızlı ve renkli kalemlerle (tuttuğu takımın renklerine dikkat, durduk yerde kavga çıkmasın) onu ne kadar sevdiğinizi anlatan cümleler yazıp kalpler ve çiçeklerle süslüyorsunuz. Aynı şeyi tuttuğu takımın formasıyla da yapabilirsiniz. Üstelik artık pek çok yerde renkli tişört baskısı yapılıyor. Sırtında sizin fotoğrafınız olan bir formayı giymek ve maçları bu formayla izlemek ikinizin de çok hoşuna gidecek. Yok eğer kahve içmeye bayılıyorsa, büyük ve sade bir kupa alın,
http://www.hediyedenizi.com/ sitemizden bu kupanın bir yüzüne birlikte çekilmiş veya sadece size ait bir fotoğrafı, diğer yüzüne de onu neden sevdiğinizi belirten birkaç cümleyi bastırın.

İşte Geleceğin Meslekleri !!!

Trend belirleyici
''Trends Journal'' dergisi, en hızlı yaygınlaşan ve büyüyen işkollarını belirleyip, geleceğin en popüler 10 mesleğini seçti.Bence vakit geçirmeden bu alanlara ağırlık vermekte fayda var.

Dikkat ederseniz artık herşey yaratıcılık gerektiriyor, trend belirleyici olabilmeniz içinde bu akımın öncüsü olmak tabiki...

Genelde hep ünlü isimler trendi belirleyen olur, yayılması daha kolaydır.Buda bir strateji tabiki :)

Eğer farklı alanlara yönelip, kendine değişik meslekler bulmak için arayış içinde olanlardansanız bir göz atın derim...

Deneyim Tasarımcısı
Perakende sektöründe çalışan bu yetenekli kişiler özellikle mağazalara gelen müşterilerin etkilenmesi üzerine odaklanıyor. Bunun içine çekici duvar boyalarının kullanılması, pencerelerin doğru yerlere açılması giriyor. Mağazada belli bir atmosfer yaratılarak, satılmak istenen eşyanın müşteri gözünde çekici olması sağlanmaya çalışılıyor.


Tıbbi Araştırmalar
Tıp, senelerden beri en popüler meslekler listesinde ilk sıralarda... İnsan ömrü uzarken, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklarla savaşmak için gerekli araştırmaları yapanlar ise, tıbbın en popüler isimleri.

Web Tasarımcısı
İnternet üzerinde kendine ait bir sitesi olmayan şirketler artık müşteriler tarafından yeterince ciddiye alınmıyor. O yüzden her şirketin, her organizasyonun kendine ait bir sitesi olması gerekiyor. Bu da web tasarımcılarının gittikçe daha büyük bir öneme sahip olmasını sağlıyor.

İnternet Güvenliği
İnternet üzerinde kişisel bilgilerin çok rahat kullanılması yüzünden güvenlik programları, gelecekte bu işle uğraşanlara inanılmaz paralar kazandıracak.


Şehir Planlayıcısı
Nüfusun artması, şehirlerde hayatı zorlaştırıyor. Her türlü etkinliğin ve yerleşim bölgelerinin detaylı planlanmasını sağlamak zorlaşıyor. Bu yüzden dünya çapında birçok şehir yeniden planlanmaya ihtiyaç duyuyor.


Medya Promosyoncusu
Bu mesleği normal halkla ilişkilerle karıştırmamak lazım. Sadece dedikodu, kulaktan dolma bilgilerin yayılmasını sağlamaktan ibaret. Özellikle internet yeni çalışma alanları. Böylece bir ürün piyasaya çıkmadan bile genel tüketici tarafından tanınmış oluyor.


Yetenek Avcıları
Eğlence dünyasının ihtiyacı olan yeni yüzleri ortaya çıkarmak... Bu iş basit görünmesine rağmen birçok neslin eğlence kültürünün ve tüketim eğiliminin şekillenmesini de sağlıyor.



Satın Alma Ajanları
Özellikle büyük mağazaların nelere ihtiyacı olduğunu, hangi ürünlere raflarında yer vermesi gerektiğini, hangi ürünlerin yeterince müşteri bulamayacağını belirleyen kişiler...


Sanat Yönetmenleri
Işık, boya, kamera... Tüm bunları yönetebilen. Hem sanatçı bir kişilik hem de popüler kültüre eğilim gerektiriyor.


Haber Analistleri
İnternet muhabirler için yeni bir çalışma alanını da ortaya çıkardı. İnternet üzerinde yeni tartışma alanları, haber merkezleri kuruldu.